Aslan Tilki Ve Geyik Masalı

Aslan, Tilki Ve Geyik Masalı

Bir varmış bir yokmuş. Çok uzaklarda bir ormanda yaşlı bir aslan, bir tilki ve bir geyik yaşarmış. Ormanların kralı aslan, yaşlandığı için, avını avlayıp, karnını doyuramaz olmuş. Aç karnımı nasıl doyurabilirim diye kara kara düşünürken, karşısında bir tilki görüvermiş. Hemen, tilkiye derdini anlatmış ve canının geyik beyni yemeyi istediğini söylemiş ve ardından:

“Lütfen git ve bir geyik kandırarak buraya getir. Siz içeriye girerken, ben kapının arkasından çıkıp, üzerine atlayarak yerim,” demiş.

Aslan, bu şekilde yalvarınca tilki de razı olmuş ve geyiği kandırıp getirmek için ormanın yolunu tutmuş. Az gitmiş, uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş, aradan epeyce bir yol gittikten sonra ormanda bir geyiğe denk gelmiş..

Tilki, geyiğe “Merhaba!” demiş sonra:

“Sevgili güzel kardeşim, ormanlarımızın kralı yaşlandı ve bize sözü geçmez oldu. Bu sebepten ormanların kralı olarak seni seçmek istiyor, beni de bu haberi sana getirmekle görevlendirdi. Senden önce Kurt olsun, diye düşündü ama Kurt, ormanda ki tüm hayvanları yer diye, o düşüncesinden vazgeçti, demiş.

Tilki, geyiği ikna edebilmek için, bin bir çeşit yalan söylemiş. Sonunda da geyiği kandırmış. Bunlar beraber yola çıkmışlar ve aslanın mağarasına varmışlar. Aslan, bunların geldiğini görünce, kendini tutamamış ve ikisi daha içeriye adımlarını atar atmaz, hemen geyiğin üzerine atlamış. Küçük birkaç çizikle geyik, bu saldırıyı çok ucuz atlatmış ve koşarak ormanın içlerine doğru kaçmış.

Aslan, yaptığı işe kendisi de şaşırmış ve yeniden tilkiye yalvarmaya başlamış. Tilki, epeyce bir nazlandıktan sonra aslanın ısrarına daha fazla dayanamamış ve yola çıkmış. Tekrar geyiği bulmuş:

“Geyik kardeş, beni aslan gönderdi. Seninle mağaranın kapısından içeriye girerken o, senin kulağına bir şey söylemek istemiş sen de yanlış anlayıp kaçınca kulağın çizilmiş, demiş. Geyik, önce inanmak istememişse de daha sonra tilkinin yalvarmalarına dayanamayarak oraya gitmeyi kabul etmiş. Bir süre sonra da ikisi birlikte yola çıkmışlar.

Mağaraya yaklaştıklarında, aslan daha temkinli davranmış. Tamamen içeriye girdiklerinde, geyiğin üzerine atlayıp yakalamış, sonra da afiyetle yemeye başlamış.

Tilki, bakmış ki, aslan geyiğin etini yemekle meşgul. Kendisine “Gel sen de ziyafete katıl,” diyende yok, usulca geyiğe yaklaşıp geyiğin beynini yemiş.

Aslan, karnını iyice doyurduktan sonra tilkiye:

“Hani geyiğin beyni nerede?” diye sormuş.

Tilki:

“Aslan kardeş, eğer geyiğin beyni olsaydı, ben onu iki kere kandırıp buraya getirebilir miydim?” demiş. Bu söz üzerine Aslan da, Tilkinin yalanına kanmış. Aslan, Tilki Ve Geyik Masalı da burada bitmiş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.