İskitler Kimdir?
İSKİTLER (SAKALAR): TARİH, DİL VE GENETİK AÇIDAN BİR DEĞERLENDİRME
İskitler (Sakalar), MÖ 1. binyılda Karadeniz bozkırlarından Orta Asya ve Tarım Havzası’na kadar uzanan geniş bir coğrafyada etkili olmuş göçebe topluluklardır. Antik Yunan kaynaklarında Skythai, Pers kaynaklarında ise Saka adıyla anılan bu gruplar; dilsel olarak İranî, kültürel olarak bozkır-göçebe ve genetik olarak bölgesel farklılıklar gösteren heterojen bir yapı sergiler. Bu makalede İskitlerin tarihî kimliği, grup adları, Hotan Sakaları, dil örnekleri ve arkeogenetik bulgular bütüncül bir yaklaşımla ele alınmaktadır.
1- İskit Adı ve Tarihsel Çerçeve
“İskit” terimi, antik Yunan yazarları tarafından Karadeniz’in kuzeyinde yaşayan göçebe bozkır toplulukları için kullanılan genel bir addır. Pers Ahameniş kaynaklarında ise bu topluluklar sistemli biçimde Saka adıyla anılmıştır. Herodotos, Strabon ve Arrianos gibi klasik yazarlar İskitleri atlı, savaşçı ve göçebe toplumlar olarak tanımlar.[^1]
Pers kralı I. Darius’un Behistun (Bihistun) Yazıtı, Sakaların farklı gruplara ayrıldığını açık biçimde belgeleyen en erken yazılı kaynaklardan biridir.[^2]
2-Pers Kaynaklarında İskit (Saka) Grupları
Behistun Yazıtı’nda Sakalar şu gruplar halinde zikredilmektedir:
Sakā haumavargā (Haoma içen Sakalar)
Sakā tigraxaudā (Sivri başlıklı Sakalar)
Sakā paradrayā (Denizin ötesindeki Sakalar)
Bu sınıflandırma, Sakaların tek bir kavim değil; farklı coğrafyalara yayılmış, ortak kültür ve yaşam tarzı etrafında birleşmiş bir üst kimlik olduğunu göstermektedir.[^3]
3-Hotan Sakaları ve Yazılı Metinler
İskitlerden yazılı metin kalmadığı yönündeki eski görüş, Tarım Havzası’nda bulunan Hotan Saka metinleriyle geçerliliğini yitirmiştir. Hotan Sakaları, Tarım Havzası’nın güneyinde yaşamış ve Doğu İranî bir dil konuşmuşlardır. Bu metinler çoğunlukla Budist içeriklidir ve MS 4–10. yüzyıllar arasına tarihlenmektedir.[^4]
Hotan Saka metinleri, İskit/Saka dünyasına ait doğrudan dil verisi sunan en önemli kaynaklardır.
4- İskit (Saka) Dili ve Kelime Örnekleri
Dilbilimsel veriler, İskit/Saka dilinin İranî dil ailesine ait olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır. Avestçe, Soğdca ve diğer Doğu İranî dillerle güçlü paralellikler mevcuttur.[^5]
İskit/Saka diline atfedilen ve Hotan Saka metinleri ile İranî dillerle karşılaştırılabilen kelime örnekleri şunlardır:
at → aspa
çocuk → putra
oğul → puça
hayvan / sürü → pasu
yaşam → āysa
toprak / ülke → būysa
kral → śśa
hükümdar → ysāra
Özellikle putra (çocuk) ve pasu (hayvan, sürü) gibi kelimeler, Vedik Sanskritçe ve Avestçe ile ortak Hint-İranî mirası açık biçimde yansıtmaktadır.[^6]
Bu noktada Orta Çağ İslam-Türk dünyasının en önemli dil otoritelerinden biri olan Kaşgarlı Mahmud’un tanıklığı ayrıca önemlidir. Kaşgarlı Mahmud, Dîvânu Lugâti’t-Türk adlı eserinde Sakaları ve onlarla ilişkilendirilen bazı bozkır topluluklarını Türk boyları arasında değerlendirmemekte; onların Türkçe dışında bir dil konuştuklarını açık biçimde ayırt etmektedir. Kaşgarlı’nın bu yaklaşımı, Sakaların Türk dilli değil, farklı bir dil ailesine mensup olduklarına dair erken dönem filolojik bilincin önemli bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Bu tespit, Sakaların İranî bir dil konuştuklarını ortaya koyan modern dilbilimsel verilerle de uyumludur.[^7]
5- İskitlerin Genetik Yapısı (Arkeogenetik Bulgular)
Son yıllarda yapılan antik DNA (aDNA) çalışmaları, İskitlerin biyolojik olarak tek tip bir halk olmadığını; ancak belirgin bir İranî bozkır çekirdeğine sahip olduklarını ortaya koymuştur.
1- Batı İskitleri
Karadeniz’in kuzeyindeki Batı İskitleri, ağırlıklı olarak Batı Avrasya genetik profiline sahiptir. Bu gruplarda özellikle:
R1a-Z93
R1b
haplogrupları baskındır. Her iki haplogrup da Bronz ve Demir Çağı boyunca Hint-İranî topluluklarla güçlü biçimde ilişkilendirilmektedir.[^8]
2- Doğu İskitleri ve Sakalar
Altaylar, Kazakistan ve Güney Sibirya’daki Doğu Saka/İskit gruplarında daha karmaşık bir tablo görülmektedir. Bu bölgelerde:
R1a-Z93 ve R1b korunmakla birlikte,
Q, N ve O haplogrupları da belirgin oranlarda tespit edilmiştir.
Q, N ve O haplogrupları, Doğu Avrasya ve Sibirya kökenli yerel bozkır topluluklarıyla etkileşimi yansıtmaktadır. Bu durum, Doğu Sakalarının İranî çekirdek nüfusun, yerel Doğu Avrasya unsurlarıyla karışması sonucu oluştuğunu göstermektedir.[^9]
3-Hotan Sakaları
Tarım Havzası’nın güneyindeki Hotan Saka bireyleri, genetik olarak İran Platosu bağlantılı bileşenleri baskın biçimde taşımaktadır. Doğu Avrasya katkısı sınırlıdır. Bu tablo, Hotan Sakalarının hem dilsel hem genetik olarak İranî karakterini desteklemektedir.[^10]
6- Genel Değerlendirme
Dil, genetik ve tarihî veriler birlikte değerlendirildiğinde İskitler (Sakalar):
İranî bir dil konuşan, Bozkır-göçebe kültürünü paylaşan, R1a ve R1b ağırlıklı Hint-İranî genetik çekirdeğe sahip, Doğu bölgelerde Q, N ve O gibi yerel Avrasya haplogruplarıyla karışmış çok bileşenli Avrasya bozkır topluluklarıdır.
Bu nedenle İskit kimliği, biyolojik bir “ırk”tan ziyade tarihsel, kültürel ve dilsel bir üst kimlik olarak değerlendirilmelidir.
Dipnotlar
[^1]: Herodotos, Historiai, IV. kitap.
[^2]: Kent, R. G., Old Persian: Grammar, Texts, Lexicon, 1953.
[^3]: Briant, P., From Cyrus to Alexander, 2002.
[^4]: Emmerick, R. E., Saka Grammatical Studies, 1968.
[^5]: Harmatta, J., “Scythian Language”, Encyclopaedia Iranica.
[^6]: Bailey, H. W., Khotanese Texts.
[^7]: Kaşgarlı Mahmud, Dîvânu Lugâti’t-Türk, haz. Besim Atalay, TDK; ayrıca bkz. Golden, P. B., An Introduction to the History of the Turkic Peoples, 1992.
[^8]: Allentoft et al., “Population genomics of Bronze Age Eurasia”, Nature, 2015.
[^9]: Unterländer et al., “Ancestry of Iron Age nomads”, Nature Communications, 2017.
[^10]: Li et al., “Ancient DNA from the Tarim Basin”, Nature, 2021.
Kaynakça
Allentoft, M. et al. (2015). Nature.
Bailey, H. W. Khotanese Texts.
Briant, P. (2002). From Cyrus to Alexander.
Emmerick, R. E. (1968). Saka Grammatical Studies.
Golden, P. B. (1992). An Introduction to the History of the Turkic Peoples.
Harmatta, J. Encyclopaedia Iranica.
Kaşgarlı Mahmud. Dîvânu Lugâti’t-Türk. Haz. Besim Atalay. TDK.
Kent, R. G. (1953). Old Persian.
Li, C. et al. (2021). Nature.
Unterländer, M. et al. (2017). Nature Communications

Yararlanılan diğer bir kaynak: www.youtube.com/watch?v=k9IDt83TNWA
