Küçük Hindistancevizi Ağacı

Küçük Hindistancevizi Ağacı Masalı

Bir varmış bir yokmuş. Bu hikayemiz buralardan çok uzakta bir ülke olan Filipinlerde anlatılagelmiş bir hikayedir.

Bir gün bir adam ağını ve köpeğini alıp avlanmak için ormana gitmiş. Sık ormanların içinden geçerken, yerde küçük bir hindistancevizi ağacı görmüş. Bu türden bir ağaç fidanını ilk kez görüyormuş ve ağaç fidanının güzelliğine hayran kalmış. Uzunca bir süre durup ağaç fidanını izlemiş.

Avlanmak için biraz uzağa gittiğinde, gürültülü bir kuş dikkatini çekmiş ve ona yavaşça yaklaşarak ağıyla yakalayıvermiş. Daha sonra başka bir ağacın tepesinden kendisiyle alay eden büyük bir maymun görmüş. Onu da ağıyla yakalamış.

Sonra köpeğinin uzaktaki çalılarda öfkeyle havladığını duyup ona doğru koşmuş. Köpeğinin yanına vardığında, köpeğinin bir yaban domuzunu ayağından yakaladığını görmüş. Attığı ağ ile domuzu da yakalamış. Böyle bereketli bir av yapmasını gördüğü küçük Hindistancevizi fidanına bağlamış.

“Sen bana şans getirdin bu yüzden seni eve götürüp bahçeme ekmeliyim,” diye söylenmiş.

Hindistan cevizi fidanının köklerinin etrafını çok dikkatli bir şekilde kazıp, topraktan çıkarıp evin yolunu tutmuş.

Ama çok geçmeden yapraklarının solmaya başladığını fark etmiş ama suyu olmadığı için ne yapacağını bilememiş. Sonunda çaresizlik içinde avladığı kuşun boğazını kesmiş ve kanını Hindistancevizinin üzerine serpmiş. Bunu yapar yapmaz bitki canlanmaya başlamış ve yolculuğuna devam etmiş.

Ancak daha uzağa gidemeden küçük Hindistan cevizi ağacının yaprakları yeniden solmaya başlamış ve bu sefer onu maymunun kanıyla sulamış. Bir daha solmaması için acele etmiş ama üçüncü kez yapraklar gene solmuş ve bu kez domuzun kanıyla sulamış. Son hayvanını da kesince eve varmak için daha çok acele etmiş. Yolda Hindistan cevizinin yaprakları tekrar solmaya başlamış ama nihayetinde adam evine varmış. İlk işi küçük hindistancevizi için bir çukur kazımak olmuş. Aceleyle küçük ağacı çukura gömüp çukuru toprakla doldurmuş. Sonra ona can suyu verince ağaç yeniden kendine gelmiş.

Ağaç birkaç yıl içinde büyük bir ağaç haline gelmiş. Sonra bu adam, bu ağaçtan bir çeşit içki yapmış. Bazen arkadaşlarını çağırır bu kötü içecekten içerlermiş. Allah’ın verdiği güzel bir nimeti insanoğlu böyle kötü işler için kullanır hale gelmiş.

Bir gün arkadaşlarıyla bu pis şeyi içerlerken arkadaşlarına şöyle demiş:

“Hindistan cevizi ağacı, ölecekken kanıyla can veren üç hayvana benzer. Üç dört bardak içki içen adam, ağımla yakaladığım gürültülü kuşa benzer. Üç dört bardaktan fazla içen, aptalca davranan büyük maymuna benzer; zil zurna sarhoş olan da çamurda bile uyuyan domuza benzer.”

Bu masalımızdan alınması gereken ilk dersimiz şu olmalıdır. Kan ile ağaç sulanmaz. İkincisi ise içki denen sarhoş edici içecek insanların akıllarını başlarından alıp, kötülük yaptırabileceğinden o içecekten uzak durmalıyız. Hatta içkinin içildiği masadan da uzak durmalıyız. Arkadaşlarımızdan özenip bir kereden bir şey çıkmaz aldatmacasıyla deneyebilir ve bir daha bırakamayabilirsiniz. Hem Allah (cc) içki içmenin daha büyük kötülükler doğuracağını bildiği için, bizlere yasaklamıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.