Peygamber Efendimizin Sinek Hadisi

Peygamber Efendimizin Sinek Hadisi

Peygamber Efendimizin Sinek kanadıyla ilgili hadisi sahih midir? Peygamber Efendimiz (sas) Sinek kanadının biri zehirli diğeri panzehir dediği hadis bilimle çelişiyor mu? Sinek hadisi bilimsel mi?

“Sizden birinizin (yemek) kabına sinek düşecek olursa, onu iyice batırın. Zira onun bir kanadında hastalık, diğerinde şifa vardır. O, içerisinde hastalık olan kanadıyla korunur.” (Ebû Dâvud, Et’ime 49; Buhârî, Tıbb 58, Bed’ü’l-Halk 14; İbnu Mâce, Tıb 31; Nesâî, Fera’ 11)

“Sineğin iki kanadının birinde zehir, diğerinde şifa vardır. Eğer bir yemeğe düşerse, onu içine iyice batırın (sonra çıkarıp atın). Çünkü o,  önce zehirli (kanadını banar), şifa(lı  kanadı) geri bırakır.” buyrulmuştur. (İbnu Mace)

Şimdi gelelim Hazreti Peygamber efendimizin Sinek hadisine. Hangi sinek kanadı zehirli hangisi panzehir? Sinek hadisi bilimsel mi? Sinek kanadı hadisi izahına bakalım.

Sinek hakkındaki bilimsel bilgimize gelince, sineğin sayısız zararlı mikroorganizmanın taşıyıcısı olduğunu biliyoruz. Ayrıca, sineğin yüzey ve iç ortamlarının, bazıları insanlara zararlı, bazıları bizim için iyi huylu ve yine bazılarının da zararlı mikroorganizmaları avlayan çok sayıda mikroorganizmanın geliştiği karmaşık biyolojik ortama sahip olduğunu biliyoruz.

Sinek mikrobiyotası çok çeşitlidir ve bu mikrobiyotanın ekolojisi son derece karmaşıktır.

Bath Üniversitesi Biyoloji ve Biyokimya Bölümü’nden RJ Dillon, böceklerin üzerinde veya içinde yaşayan mikroorganizmalar arasında yeni yaşam alanlarının bulunduğunu belirtiyor.

Karasinek mikrobiyotasının – hem hastalığa neden olan mikroorganizmalar hem de hastalığı baskılayan diğer mikroorganizmalar olduğunu kesin olarak söylemekte cüretkar olmamalıyız. Kutsal metinleri ele alırken ve ne anlama geldiklerini yorumlarken biraz dikkatli olmalı ve aceleci olmamalıyız.

Bilimsel bilgimiz oldukça sınırlı olduğu için bu yaklaşımı benimsemeliyiz. Doğal dünya hakkında bildiklerimiz, bilmediklerimizin yanında denizde damla misali. Sinek yüzeyinin biyolojik ortamının ve iç ortamlarının henüz bilmediğimiz başka nitelikleri olabilir. Dolayısıyla Peygamber (s.a.v.) sinek hakkında henüz bilimsel bilgi sahibi olmadığımız başka bir şeyden de bahsediyor olabilir.

Bazılarımız içeceğimize bir sineği sokma, onu çıkarma ve ardından da o içeceği içme fikrini en hafif tabirle rahatsız edici bulabilir. Bu, özellikle, çevrede belirli bir temizlik standardının sağlandığı ve yiyecek ve içeceklerimizi sineklerden korumanın nispeten kolay olduğu, açlıktan uzak modern bir toplumda yaşama ayrıcalığına sahip olmanın bizlere sunduğu rahatın sonucudur.

Ancak hadîs-i şerifte zikredilen gibi bir hüküm, yiyecekleri sineklerden korumanın o kadar kolay olmadığı ve yiyecek ve içecekleri atmanın kolay bir seçenek olmadığı, daha az hijyenik ortamlarda ve açlıkla yaşayan insanların olduğu bir ortamda anlaşılabilir. Böyle bir ortam 1400 yıl önce Arabistan’da vardı ve bugün o şartlarda yaşayan milyonlar var. Bu durumdaki insanlar genellikle sineklerle temas etmiş yiyecek ve içecekleri tüketirler. Tüm varlığı bir tas yemek olan bir ailenin bir sinek için o yemeği atabileceğine ihtimal vermeyiz değil mi?

Ayrıca, bu hadis, Müslümanlara, içine sinek düşen içecekleri içmeyi farz kılmıyor. Sadece istedikleri takdirde ne yapmaları gerektiği konusunda onlara tavsiyede bulunmakta. Bir Müslüman, tüketmekten hoşlanmadığı bir şeyi yiyip içmek zorunda değildir. Bugün çoğumuz, bir sineğin bir yudum aldığı bir içeceği içme fikrinden bile iğrenmekte.

Sinek hadisinin ilham verdiği bir araştırmayı aşağıda sizlerle paylaşıyoruz.

http://understand-islam.net/Articles/TheHadeethontheFly.pdf

https://www.call-to-monotheism.com/fly_in_a_drink__by_islamtoday adlı internet sitesinden çevrilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.