Firavunun Cesedi Nerede?

Firavunun Cesedi Nerede?

Hz Musa, Firavundan kaçarken Kızıldeniz’i Allah’ın izniyle yarıp karşıya geçmiş O’nu takip eden Firavun ve askerleri ise Kızıldeniz’de boğulmuşlardı. Bu olay Kuran-ı Kerim de şu şekilde anlatılmaktadır.

Firavunun Boğulması ile ilgili Ayetler

Yunus Suresi, 90. ayet: Biz, İsrailoğulları’nı denizden geçirdik; Firavun ve askerleri azgınlıkla ve düşmanlıkla peşlerine düştü. Sular onu boğacak düzeye erişince (Firavun): “İsrailoğulları’nın kendisine inandığı (İlah’tan) başka İlah olmadığına inandım ve ben de Müslümanlardanım” dedi.

Yunus Suresi, 91. ayet: Şimdi, öyle mi? Oysa sen önceleri isyan etmiştin ve bozgunculuk çıkaranlardandın.

Yunus Suresi, 92. ayet: Bugün ise, senden sonrakilere bir ayet (tarihi bir belge, ibret) olman için seni yalnızca bedeninle kurtaracağız (herkese cesedini göstereceğiz). Gerçekten insanlardan çoğu, Bizim ayetlerimizden habersizdirler.

Firavunun Cesedi Nerede

Fransız Sosyalist Cumhurbaşkanı François Mitterrand 1980’lerin sonlarında Mısır Hükümetinden Mısır firavunun mumyası üzerinde bilimsel deneyler yapabilmek için mumyayı istemişti. Mısırdan gönderilen mumya, Fransız Anıtlar Merkezi’nde ünlü arkeologlar, cerrahlar ve anatomistlerce incelenmeye başlanmıştı. Firavun’un bu mumyasıyla ilgili araştırmadan sorumlu bilim adamı ise sonradan Müslüman olacak olan Profesör Maurice Bucaille’di.

Dr. Maurice Bucaille, bu Firavun’un nasıl öldüğünü keşfetmeye çalışırken, gece geç saatlerde son tahlillerini tamamladı. Vücuduna sıkışmış tuz kalıntıları, boğulduğuna ve boğulduktan sonra vücudunun denizden hızla çıkarıldığına dair önemli bir kanıttı; Vücudunun bozulmadan kalması için vücudunu mumyalamak için acele ettikleri de belliydi! Ancak Maurice Bucaille bir soru karşısında şaşkına döndü: Bu vücut – diğer eski Mısırlıların diğer mumyalanmış bedenleri dışında – denizden çıkarılmasına rağmen nasıl bu kadar sağlam kaldı? “

Maurice, firavunun vücudunun denizden çıkarılıp çıkarılmadığını ve boğulduktan hemen sonra mumyalanmış olup olmadığını düşünürken raporuna son halini vermekle meşguldü. Birlikte çalıştığı arkadaşlarından biri; Müslümanların Firavunun boğulduğuna inandıklarını söylemesi, kendisine hiçte inandırıcı gelmemişti. Çünkü o, bilime inanan bir insandı ve böyle bir sırrın ancak bilimle çözülebileceğine inanıyordu.

Kendisine eşlik eden bir başkası ise Firavunun nasıl boğulduğu ve bedeninin boğulduktan sonra bile sağlam kaldığının Kur’an-ı Kerim’de anlatıldığını duyunca şaşkınlığı son derece artmıştı.

Firavunun mumyası üzerindeki incelemeler bittikten sonra Mumya cam bir tabut ile Mısır’a geri gönderilmiş. Bucaille ise kafasındaki sorularla Suudi Arabistan’a gitmişti. Orada düzenlediği konferansta Firavunun cesedi ile ilgili bulgularını anlatınca, konferansta ki katılımcılardan biri Yunus Suresinin 92. Ayetini okuyunca Maurice Bukaille yüksek sesle, “Ben Müslüman oldum ve bu Kuran’a inandım” deyip Müslüman olmuştur.

Birçok internet sitesinde British Museum da sergilenen secde eder haldeki firavun cesedi, Hz. Musa döneminde yaşamış olan firavun cesedi olarak gösterilmektedir. Ancak o mumyanın diğer mumyalardan bir farkı olmamakla birlikte asıl firavun mumyası Mısır’da sergilenmektedir.

Kaynak: https://www.arabnews.com/news/443500

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.